Bir Psikopatın Günlüğü



Tarih kurbanları değil, katilleri hatırlar.

Çünkü doğanın yasaları avcıdan yanadır!


Kitabın Adı      : Bir Psikopatın Günlüğü

Kitabın Yazarı : Alein Kentigerna

İlk Baskı Yılı    : Mayıs 2019


Mali Müşavirlik için sınava hazırlanıyordum, bu yüzden ara vermek zorunda kalmıştım ama geri döndüm. Sınav sonuçları henüz açıklanmamışken araya da kitap sığdırayım dedim ve açılışı Bir Psikopatın Günlüğü ile yaptım. 

Alein Kentigerna anonim bir yazardır. Gerçek adı ve hayatı hakkında, kitaplarını basan Panama Yayıncılık bile bilgi paylaşmamış olup  sadece yazarın Afgan asıllı olduğunu ve Türkiye'de yaşadığını dile getirdiler diye biliyorum. Yazarın Türk olmasından şüphe ediyorum açıkçası. 

Kitapta çok fazla yazım hatası vardı ve bu bana kitabın basılmadan önce kontrol edilmediğini düşündürttü. Çok basit olan harf hataları göze batıyordu. Onun dışında konu akıcı bir dil ile anlatılmıştı. Karakter tasvirleri fena değildi.  Konu geçişleri de kitabı merakla okumanıza olanak sağlıyordu.

Kitabın konusuna gelecek olursak, klasik cinayet romanı işte demeyi çok isterdim. Ama öyle değil. Bildiğiniz ters köşe yaptırıyor. Esas kahramanımız Rachel Kowalski. Kendisi Boston Polis Departmanı cinayet dedektifi olur. Dedektifimizin erkek arkadaşı ise kalp cerrahı olan Luke Randall. Rachel erkek arkadaşını ailesiyle tanıştırdığı gece Boston'da korkunç bir cinayet işlenir. Ve dedektifimiz apar topar olay yerine gelir. Luke ise Rachel'ın ailesi ile kalıp yemeğe devam eder.

Rachel olay yerine gittiğinde ortağı William kendisine takılır. Çünkü departman Rachel'ı ilk kez elbise ile görmüştü. Eve girdiğindeyse gördüğü tablo korkunçtur. Abel çifti yatak odalarında feci bir şekilde öldürülmüş. Katilimiz olay mahalline şifreli bir mesaj bırakmıştır. Bu benzerlik akıllara uzun yıllar önce işlenmiş cinayetleri getirir. Çünkü maktullerin öldürülme şekli aynıdır.

Tabi ki soruşturma bürodaki tek kadın olan Rachel'a verilmiştir. Kanıt anlamında katil arkasında elle tutulur bir iz bırakmamıştır. Rachel olayı araştırırken işler içinden çıkılamayacak bir duruma gelmiş ve çözüm kilitlenmiştir.

Rachel olayı araştırırken kendi başının da derde girdiğinin farkında değildir. Dedektif de bu sırada  korkunç bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır.

Rachel'ın karşısına Ron adında başka bir dedektif çıkar. Ron da Kurt Geçidi denilen olayı araştırıyordur ve Rachel ile davalarının aynı olabileceğini dile getirir. Ama bizim asi kızımız bu durumu çok umursamaz. Rachel katili ortaya çıkarmak ve günlüğüne ulaşmak için her yolu deneyecek olup, bırakılan kriptoları çözmeye çalışır.

Kitabı bitirdiğinizde katil hiç ummadığınız biri çıkacak. Şaşırtmacalara karşı hazırlıklı olun. Benim düşünceme gelecek olursak; genel olarak kitabın anlatımını ve konusu sevdim. En azından okumaya değerdi. Yazarın mantığı çok farklı çalışıyor. Ama sanırım dil biraz basit kalmıştı, tekdüzeydi.

                           “Nasıl ki savaştaki askerler birbirlerini öldürmek zorundalarsa,

                                   işte ben de böyle öldürmek zorunda hissediyordum... 

                                                                    Tek fark, 

                                            ben öldürmekten sadece zevk aldım.” 



Yorumlar

Popüler Yayınlar